Bacağını kıran efendisine gülümseyen köle
Efendisi bacağını bükerken bir köle sakince şöyle dedi…
Efendisi bacağını bükerken bir köle sakince "Kıracaksın" dedi. Bacak kırıldı. Köle yine sakindi: "Söylemiştim."
Bu köle, bugünkü Denizli'de, Pamukkale'nin hemen yanındaki antik Hierapolis kentinde doğan Epiktetos'tu (MS 50–135).
Hikâyenin aslı
Olayı 2. yüzyılda filozof Kelsos anlatır, Origenes de "Kelsos'a Karşı" adlı eserinde aktarır. Bazı antik kaynaklar ise topallığının çocukluktan kalma bir hastalıktan geldiğini söyler. Kesin olan şu: Epiktetos köle olarak doğdu, Neron'un azatlısı ve sekreteri Epafroditos'un evinde büyüdü, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Roma'da felsefe öğretti. İmparator Domitianus filozofları Roma'dan sürünce Yunanistan'daki Nikopolis'e gitti ve orada kendi okulunu kurdu.
Hiç kitap yazmadı. Öğrencisi Arrianos derslerini not aldı; bu notlar "Söylevler" ve kısa bir el kitabı olan "Enkheiridion" olarak bize ulaştı. Roma İmparatoru Marcus Aurelius, "Kendime Düşünceler"de Epiktetos'un notlarını ona hocası Rusticus'un verdiğini minnetle anlatır.
Bugünkü karşılığı
Enkheiridion şu fikirle açılır: Bazı şeyler bizim elimizdedir, bazıları değildir. Yargılarımız, isteklerimiz ve tepkilerimiz bizimdir; bedenimiz, itibarımız ve başkalarının hakkımızda ne düşündüğü değildir.
Kitabın 5. bölümündeki fikir, yani insanı olayların değil olaylar hakkındaki yargılarının üzdüğü düşüncesi, 20. yüzyılda psikolog Albert Ellis'in geliştirdiği Akılcı Duygusal Davranış Terapisi'nin çıkış noktalarından biri oldu. Ellis, Epiktetos'u açıkça kaynak gösterir. Bugün yaygın olarak kullanılan bilişsel davranışçı terapi de aynı damardan beslenir.
Küçük bir egzersiz
Bir kâğıdı ikiye böl. Sol tarafa bu hafta seni yoran şeylerden elinde olanları, sağ tarafa elinde olmayanları yaz. Enerjini sadece sol sütuna harca.
Seni bugün üzen şey hangi sütunda duruyor?
Sayfa sayfa
Kaydırarak okuSeni bugün üzen şey hangi sütunda duruyor?
İsmin görünmez, kimse seni tanımaz. Burada kimse yargılamaz; sen de yargılama.
Henüz kimse yazmadı. İlk yazan sen ol; biri mutlaka okuyacak.
Mesajlar onaylandıktan sonra herkese açık yayınlanır. Bağlantı, telefon ve kullanıcı adı paylaşılamaz. Burası profesyonel desteğin yerini tutmaz; acil durumda 112.
Diğer hikâyeler
TümüKaderini sev
Nietzsche'nin en sevdiği iki kelime: amor fati.
Bir ömürde bir kez
Japonlar her buluşmaya "bir ömürde yalnızca bir kez" der.
Duygunun adını koy
Öfkeni tek bir kelimeyle söylemek, onu gerçekten azaltıyor.
Ölüm döşeğindeki beş pişmanlık
Bir hemşire yıllarca ölmek üzere olan insanları dinledi. Hepsi aynı şeyi söyledi.